
Gelecek nedir? Geleceğe dair umutlarımız var mı? Yoksa karamsarca oturmuş yarının gelmesini mi bekliyoruz?
Gelecekle ilgili planlarımız neler acaba? Bazılarımız çocuğu için çabalıyor. “Çocuğum rahat yaşasın, ona bir ev araba alayım” diyor. Bazılarımız on yıl sonra gerçekleştireceği hayallerinin temelini atmakla meşgul. Bir kısmımız “ne geleceği bugünü zor yaşıyorum” diyor. Bir kısmımız üstüne konuşmak dahi istemiyor. Peki gelecek gerçekten bu kadar karanlık mı? Ya da gelecek sadece maddi varlıklarla mı ilişkili? Daha iyi bir toplum, daha iyi bir dünya düzeni diyenimiz var mı?
Pek çoğumuzun dilinde benzer cümleler var: “Bu ülkede yaşanmaz.” Hatta ne ülkesi “bu dünya yaşanılacak bir yer değil.” Ama ülkenin de dünyanın da içindeki yine biz değil miyiz? Evet. O zaman burayı yaşanılmaz bir yere çeviren biz olduğumuz gibi, yaşanılacak bir yere çevirecek olan da yine biz değil miyiz?
Bugün insanlık tarihte hiç olmadığı kadar büyük bir teknolojik güce sahip. Yapay zekâ, genetik bilim, robotik, uzay araştırmaları… Geleceğin nasıl değişebileceğini hayal etmek için elimizde sınırsız malzeme var. Ama ilginç bir çelişki yaşıyoruz. Teknolojik geleceği hayal etmekte zorlanmıyoruz. İnsani geleceği hayal etmekte zorlanıyoruz. Gelecek denildiğinde aklımıza yeni teknolojiler geliyor. Fakat nasıl bir toplumda yaşayacağımızı sorduğumuzda cevaplarımız daha belirsiz. Daha adil bir dünya mümkün mü? İnsanlar birbirlerine daha çok güvenebilir mi? Çocuklarımız bizden daha özgür olabilir mi? İnsan emeğinin değeri azalırken insanın anlamı nasıl korunacak? Doğayla yeniden uyum kurabilir miyiz?
Gelecek karanlık değil. Gelecek bugün bizim yaptıklarımızda… Eğer bugün birileri gölgesinde oturamayacağını bile bile bir ağaç dikiyorsa işte aydınlık gelecek oradadır. Orta Çağ, Avrupa için karanlık bir dönemdi. Ama o karanlık dönemde bile insanlar katedraller inşa ettiler. Katedralin yapımına başlayan kişiler onun bitişini göremeyeceklerdi. Yine de taşları yerine yerleştirmeye devam ettiler. Bizden sonrakilere kalır diyerek… Mısır piramitlerini inşa edenlerin çoğu, tamamlanmış yapının gelecekte nasıl görüneceğini bilemeyecekti. Ama yaptılar. Bu, insanın belki de en soylu özelliklerinden biri değil midir? Kendi ömrünü aşan bir anlam için çalışabilmek…
Peki bir insan kendi ömrünü aşan bir şey için nasıl çalışabilir? Sevgiyle… Umutla… Ve kendi gücünü görerek… Bunlar olmadan hareket etmek kesinlikle zorlaşacaktır. Başta söylediğimiz o karamsar cümleler dillere pelesenk olmaya devam edecektir. Ama insan eğer severse; doğayı, canlıyı, cansızı, evreni ve içindeki tüm varlıkları… İşte o zaman hareket edebilecektir. Ve umut edecektir. Geleceğin bugünden daha iyi olabileceğine inanacaktır. Ama bu sözde kalmış basit bir iyimserlikle değil de gerçek bir umutla olacaktır. Bir şeyler bugün iyi olmayabilir ama yarın daha iyi olması için çabalayabilirim diyerek olacaktır. Ve kendi gücünün farkına varmak… Eylemlerimizle ve hatta düşüncelerimizle o kadar çok şeyi etkiliyoruz ki… O zaman bu gücü neden daha iyi bir şey yapmak için kullanmayalım? Neden oturup başkasından beklemek yerine geleceğin inşasına bir tuğla da ben koyayım demeyelim? Çok zor değil aslında… Bir ağaç dikmek, gelecektir… Bir çocuğu erdemlerle donatmak, gelecektir. Bir kütüphaneye bir kitap koymak, gelecektir. Bir toplumun adalet için attığı küçük bir adım, gelecektir. Çünkü gelecek yalnızca büyük teknolojik keşiflerde değil, insanın kendisinden sonra gelecek insana karşı duyduğu sorumlulukta da saklıdır. Belki de piramitleri, katedralleri ve eski şehirleri bugün hâlâ etkileyici bulmamızın nedeni budur. Onları yapan insanlar yalnızca kendi zamanlarında yaşamıyorlardı. Kendilerinden sonra gelecek insanları da düşünüyorlardı.
O zaman harekete geçelim. Geleceğe inanalım. Çünkü belki de geleceğe olan inanç, geleceğin güzel olacağına inanmak değil; onu güzelleştirmek için bugün bir şey yapmaya karar vermektir.
Doğu ve batı felsefelerini ve kültürlerini incelediğimiz felsefe seminerlerimize katılmak isterseniz de buraya tıklayarak ücretsiz kayıt yaptırabilirsiniz. Bu arada seminer konularımızı incelemek için Felsefe Seminerleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.