Genel Anlamda Kader Kavramı

Kader inancı ve buna bağlı tartışmalar kadim topluluklardan beri süregelmektedir. Ve öyle görünüyor ki bu tartışmaların bitmesi mümkün değildir. Zira insan öncelikle kaderin var olup olmadığını, eğer varsa özgür iradesinin kaderine ne derece etkili olduğunu sorgulayıp durmaktadır.

Kader Kavramı

Kaderin tam tanımına bakacak olursak deriz ki; Üst bir varlığın ya da zekanın olacak olayları önceden belirlemiş ya da öngörmüş olması. Varlığı konusundaki tartışmalar için ise kaderin bir tür antinomi olduğunu yani varlığının da yokluğunun da ispatı olamayacağını, her ikisinin de yapılabileceğini söyleyebiliriz.

Kader-Din-Felsefe İlişkisi

Kader genel anlamda dinlerin konusu olsa da bazı zamanlarda felsefenin de konusu olmuştur. Özellikle Stoacılar pek çok görüşleri bakımından kaderci olarak nitelendirilmişlerdir. Ama kader konusunu tüm dinler ya da felsefeler mesele etmemiştir. Örneğin Yahudilikte kaderden pek bahsedilmezken, Hristiyanlıkta bazı mezheplerin tartışması olmuş bazıları ise hiç konuşmamıştır. İslamiyette ise kadere inanmak imanın şartlarından biridir.

Determinizm-Kader Ayrımı

Kaderin felsefe ile ilişkisi incelenirken, felsefedeki determinizmin kader üzerine kurulu olduğu söylenmektedir. Ancak kader inanışı ile determinizm aynı şey değildir. Determinizm, Claude Bernard tarafından doğanın deneysel bilimsel çalışmasının temel ilkelerinden biri olarak ortaya atılmıştır. Her olayın zorunlu olarak kendisinden önceki olaylar tarafından üretildiğini, aynı sebeplerin aynı sonuçları ürettiğini belirtmiştir. Bu nedenle, determinizm gerçekten de olup bitenlere bir zorunluluk boyutu katar, ancak bu mutlak değil, olanlarla koşullanır, oysa kader, kişi ne yaparsa yapsın, olayların yazıldığı gibi olmasını ima etmektedir. 

Şans ve Kader

Mitolojilerde de kaderle bağlantılı semboller vardır. Şans adına tanrı/ tanrıça bulunmaktadır mitolojilerde. Bunlar kehanet ile de ilişkilidirler. Bu ilahiyetlere sahip olan kültürlerin şans derken rastlantısallığa değil fakat bilmedikleri ilahi bir kararın kendileri açısından belirsiz olması bu belirsizliği aşmak için kehanete başvurmaları söz konusudur. Aynı tanrıça hem kader hem şans hem de kehanet tanrıçasıydı, buradan şunu anlıyoruz ki kader bazısı için bilinir bazıları için ise bilinmezdir, bilinmezliği kehanet aracılığı ile çözmeye çalışır insan.

Bizler bu yazımızda genel anlamda kader kavramından ve onun bazı alanlarla ilişkisinden bahsettik. Bir sonraki yazımızda ve daha sonra gelecek olanlarda kaderin kadim kültürlerdeki durumunu anlatmaya çalışacağız. Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle…

Aktiffelsefe Araştırma Grubu


Doğu ve batı felsefelerini ve kültürlerini incelediğimiz felsefe seminerlerimize katılmak isterseniz de buraya tıklayarak ücretsiz kayıt yaptırabilirsiniz. Bu arada seminer konularımızı incelemek için Felsefe Seminerleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız:

gtag('config', 'AW-802439404');